Pazar, Şubat 28, 2010

Drama vs Realism (3)

Etiketler:

Çarşamba, Şubat 17, 2010

Drama vs Realism

Etiketler:

Cuma, Ocak 29, 2010

Gunslinger Woman

Cellar fcp
link

Etiketler:

Pazartesi, Ocak 25, 2010

M. C. Escher

Etiketler:

Çarşamba, Ocak 13, 2010

Billur Tuz akar akar...

Etiketler:

Pazartesi, Ocak 11, 2010

François Boucq

Etiketler:

Çarşamba, Aralık 30, 2009

İyi Seneler 2

Etiketler:

Salı, Aralık 29, 2009

Art and Beauty

Crumb'ın Art and Beauty çalışmalarına bakıyorum, kapakları da sayarsam iki bölümlü 36'şar sayfalık bir albüm bu. Crumb, kendi notlarının dışında çoğu sanatçı ve entelektüelin sanat ve hayatla ilgili sözlerini temel alarak ilüstrasyonlar çizmiş. Sayfaları görsel olarak istiflerken iri kadınlarını fazlasıyla kullanmış, doğrusu bu pek de ilginç değil. Ünlü ressamların tablolarını kendi ifadesiyle kopyalaması (meşhur çinisiyle yorumlaması) daha çok ilgimi çekti. Resmi tıklayarak büyütürseniz Reginald Marsh'ın tablosunu göreceksiniz. 1929 Kriziyle ilgili, Horace Mccoy-Pollack işbirliğiyle ortaya çıkan Atları da Vururlar filmini hatırlayacağınızı sanıyorum. Ünlü ressamların çalışmalarını Latif Demirci de yorumlamıştı. Crumb'ın böyle bir çabaya girdiğini bilmiyordum.

Etiketler:

Cuma, Aralık 04, 2009

Chandler ve Steranko

Redingotlu bir adam, palmiyeler, elleri bağlanmış çıplak bir kadın, gazete manşetleri, açık bir telefon, kapı arkasındaki katil...Muhtemelen bir femme fatale olacak hikâyede, alkol almadan hiç bir konuşma başlamayacak. İhanet, yozlaşma, rüşvet ve para peşinde insanlar anlatılacak. Kayıt düşelim: Cinayetsiz trajedi olmaz !

Hiç görmediğim bir Steranko görseli, bir Chandler kitabı için çizmiş. Chandler, türün en iyi yazarlarından biri. Film Noir (Kara/Siyah Film) diye bir tarz varsa eğer payandalarından biri Chandler'dir. Güzel sayfa...Paylaşayım dedim...

Etiketler:

Salı, Aralık 01, 2009

Spirit Yakın Diyarlarda...

Etiketler:

Salı, Ekim 27, 2009

Olacakla Olmuşu Göstermek


Çizgi roman korkutur mu? Bir korku çizgi romanından söz ederken "Hiç korkmadım" türü serzenişler yapılır. Bana kalırsa çizgi roman çocuklar hariç birilerini korkutmakta çok da başarılı değildir. En azından bu korkuyu okurken yaşamayız. Yaşadığımız görsel çağ nedeniyle okuduğumuz bir sahneyi kabuslarımızda canlı kanlı görebiliriz ama bu bilinçaltımız için bir vesile olmaktan öteye gitmez. Bir kaç kez yazdım, çocukluğumda Teks beni korkuturdu. Sonraki yıllarda korkutmak için neyi öne çıkarttığını anlamak adına sayfaları incelediğimi farkettim. Yakın yüz ifadeleri, çatlamış göz damarları, kurumuş eller, sivri çeneler, kahkaha ve çığlık efektleri vs...Karanlık düşüncesi bile çocuğu korkuturken böylesi belirginleştirmeler yetip de artardı doğrusu...

Yetmişlerde öldürme sahnelerinin daha çok resmedildiğini gördük. Bizim çizgi romanımızda sert öldürme sahneleri vardır. Kafalar kopar, kılıç adamın karnında girer sırtından çıkar, kollar kesilir vs...Yakın zamanlarda dünyada, "gore" denecek türden sahnelerin dahi manstream anlatılara dahil olabildiğini görüyoruz.

"Hiç korkmadım" iddiası için korku çizgi romanı denildiğinde hemen akla gelen EC Comics dergilerinden iki kapak seçtim. Biliyorsunuz çizgi roman ardışıklık ilkesine dayanır, okur iki kare arasını kafasında tamamlar. Basit bir ilkedir. EC, kapaklarında ya olmuş olanı ya da olacağı bize gösterir. Adam elinde büyük bir baltayla kurbanın arkasındadır. Etraf karanlıktır vs...Baltayı vurmak üzere havaya kaldırdığını görürüz. Vuracak mı bilemeyiz, naif bir küçük karede bir elin tabancasıyla ateş ettiği de görülebilir. Katil o "son andaki" kurşunla vurulmuş ve o kurban (genellikle genç ve güzel bir kadındır) kurtulmuştur. Ya da makus talih, kadın suçluysa ölecektir. Kapak bize o gerilimli ayrımın arifesini gösterir. Veya katil baltayı indirmiştir. Katili ve kanlar içindeki kurbanı izleriz. Korkulan olmuştur, kurban (bu kez genellikle erkektir, ölümü hakettiği iddia edilmektedir hikayede) kanlar içinde yerdedir. Dehşetle izleriz sahneyi... Siyah kadar kırmızı da belli eder kendini...

Bu iki seçenek de hikayenin ana sahneleridir. İyi çizilmezse hikaye istediği etkiyi kuramaz. Bu sahneler bana korkutmaktan çok tedirgin etmeye, bir tür dehşet hissi uyandırmaya yarıyor gibi gelir hep. Hikayelerin arkaplanındaki ilahi adalet hissi ise katarsisi sağlar. EC'nin yarattığı rahatsızlık, kan dökmeyi meşrulaştırması, iyi kötü dengesini bozması ve bu muğlaklığı normalleştirmesinde yatıyor. Psikologlara, ebeveynlere ve öğretmenlere "korkunç" gelen asıl buydu...

Etiketler: , , ,

Çarşamba, Ekim 21, 2009

Gazete

Güzel bir Crypt kapağı. Sokak, salaşlık, ışık ve gölge dengesi...Kurtadam ve genç kadın, çöpten karnını doyuran kedi...Bu kapağın çeşitlemeleri de yapıldı. Tüyleri diken diken olmuş, kaçmakla korkmak arasında Kurtadama ya da bir başka yaratığa bakan kediler de kullanıldı. Benim ilgimi çeken yerdeki gazete...Crypt tarzı filmlerde kamera "tam o anda" gazetedeki manşete odaklanır ve müzik yükselir...Amaç dehşeti ve tedrginliği artırmak olduğu zoom ve sert bir müzk öne çıkar...Gazete manşeti, kitlesel bir tedirginlik olduğunu göstermek, dehşeti pekiştirmek için kullanılır. Gazete bu denli etkili, gerçekle bu denli ardışık bir hızda mıdır sorusu ya da şüphesinin hikayenin kendi gerçekliğinde çok da anlamı yoktur. Şimdilerde televizyon bu işlevi görüyor: Tekinsiz ya da suçlu olanı tv haberleri ile ifşa ediyorlar, muğlak olan her ne ise onu netleştiriyorlar. Hikayedeki gazete unsuru gerçeklik vehmini güçlendirmek için önemli. Karındeşen Jack meselesinde olduğu gibi bizatihi gazetelerin hikaye üreticisi gibi davrandığı sorgulanmıyor pek. Mantık, medyanın gücünü abartmaya yönelik...Kapak hem hikayeyi anlatıyor hem de bir sonraki "kare/zaman diliminde" ne olacağını düşünmeye sevk ediyor. Kurtadam kadına saldıracak mı? Yoksa kadın çaresiz Kurtadamın sevgilisi mi? Gazete şehrin tedirginliğini ve başka kurbanlar olduğunu da vurgulayarak bizi terörize ediyor. Güzel işte...

Etiketler: ,

Salı, Temmuz 28, 2009

Pierre Christin 71 Yaşında

link
Sevdiğim bir yazar Christin. Akademisyen olması da ilgimi çekiyor olabilir. Okuduğum her röportajında sakin bir adam izlenimi verdi bana, ölçülü ne dediğini bilen biri oldu hep. New York Magazine sayfalarında doğum günü hatırlatmasını görünce aktardım. Eskisi kadar yazmıyor, emeklilik günlerini yaşıyor da denebilir. Sevdiğim yazarların yol göstericiliğine ihtiyaç duyduğumdan eskisi kadar üretken olmasını diliyorum ama biliyorum ki haksızlık bu...Güzel şeyler yazdı Christin, umarım mutludur... Bunu hakediyor çünkü...

Etiketler: , ,

Cuma, Temmuz 24, 2009

Gustav Klimt ve Manara


Etiketler:

Pazartesi, Temmuz 20, 2009

Batman - Moebius

Etiketler:

Pazar, Temmuz 19, 2009

Jordi Labanda

Keşfetmek için link

Etiketler:

Takeshi Miyazawa

Keşfetmek için link

Etiketler:

Cumartesi, Temmuz 18, 2009

Terry Moore - Strangers in Paradise

Keşfetmek için link

Etiketler:

Perşembe, Temmuz 16, 2009

O Afişler

Bir arkadaşım çizgi roman festivallerinin afişlerinden oluşan bir seçme yapmış, gönderdi, aralıklarla kullanacağım. İçlerinden bir tanesi hemen ilgimi çekti, Magnus'un çizgileri gibi geldi, yanılmamışım. Dikkatinizi çekmiş olabilir, bir kaç yıldır, yetmişli yılların afiş estetiği, agitprop mantığı veya pop-art sempatisi olabilir, eskiyi hatırlatan çalışmalar kullanılıyor. İzleyebildiğim ölçüde Fransız ve İtalyan çizgi roman dergilerinde de bu türden naif kapaklar kullanılıyor. Naif derken şunu kastediyorum. Hani özel olarak uğraşılmış, yoğun emek harcanmış bir kapak göremiyoruz. İçerdeki bir sayfadan alınmış kare ya da detay büyütülüyor ve kapağa taşınıyor ya da sadece tek bir imgeye odaklanan bir tarz kullanılıyor. Gerek Serüven dergisinde gerekse yaptığım farklı etkinliklerde bu afiş ve kapak meselesini çok önemsemeye çalıştım. Yukarıdaki afiş, Hırvatistan'da yapılan bir çizgi roman festivaline ait. Böyle bir afiş seçmişler, özel olarak sipariş edilmiş bir kapak değil, bütünüyle grafiker tercihi anlayacağınız. Maliyet nedeniyle yapılmıştır veya önemli olanın duyurmak olduğu düşünülmüş olabilir. Kendi adıma afişte o etkinliğe ait bir iz, bir imleme olmasını gerektiğini düşünüyorum. Sanıyorum bu afiş Hemşirelik Yüksekokulunun bir bahar eğlencesi için de kullanılabilirdi.

Bu arada değinmeden geçemeyeceğim, afişini gördüğünüz festivalin adı Crtani romani sou...Eski Yugoslavya'da çizgi roman için "strip" benzeri bir kavram kullanılıyor. Burada sanıyorum grafik roman vurgusunu andıran bir farklılık tercih edilmiş (illustrated novel gibi bir şey...)

Etiketler: , , ,

Pazartesi, Temmuz 13, 2009

Gea- Luca Enoch

Cuma, Temmuz 10, 2009

Robinson ve Cuma

Etiketler:

Pazartesi, Temmuz 06, 2009

Normandiya ve Pratt

Pratt'ın Normandiya Çıkartması ile ilgili bir hikayesi. Bir dergi için hazırlandığından metne epeyce yüklenilmiş, bir belgesel havası verilmiş. Böylesi metin ağırlıklı bir hikayede ilgimi çeken bir sayfa tasarımından söz edeceğim. Oldukça klasik bir frankofon biçemi taşıyor sayfa. Açılış ve sayfa sonu geniş kare kullanılmış. İlk karede ne olduğunu anlıyoruz, sayfanın sağına yakın-bel çizimi ile bir asker yerleştirilmiş. Hem kahramanı tanıyoruz hem de praşütçülerin inişini geniş bir çizimle görüyoruz. Bir sonraki kare estetik bir siyah-beyaz oyununa dayandırılmış...Daha sonraki karede kahramanı izliyor ve iç düşüncelerini okuyoruz - düşünce balonunu demode bulanlar vardır, batıda epeydir tartışılıyor. Klasikçiler düşünce balonunun çizgi romanın üstünüğü olduğuna inanıyor; buna karşın çizgi romanı basitleştirdiğini iddia edenler de var-Farklı pek kullanılmayan bir açıyla yukarıdan aşağıyı görüyoruz, en son karede de nereye indiklerini (veya bir önceki karede yukarıdan gördüğümüz evi, yerden yukarıya dıoğru bir bakışla- geniş açıyla paraşütçüleri de görerek izliyoruz. Son derece basit, ne istediğini bilen bir sayfa düzenlemesi bu... Nerdeyse elli yıl öncesinden...Çizer kendini öne çıkartmıyor, bütün vurgular hikayeye-anlatıya sarihleştirmeye dayalı...

Etiketler: ,

Pazar, Temmuz 05, 2009

Fellini...

Federico Fellini çizgi romanları daima sevmiştir. Doğum yeri Rimini'den Roma'ya yaptığı yolculuk onu L'Avventuroso'nun yayıncısı olan Nerbini'nin evine, Floransa'ya getirdi. Bu dergi Amerikan çizgi romanlarını İtalyanlarla kaynaştırıyordu: Alex Raymond'dan Flash Gordon, Gizli Ajan X-9, Jungle Jim; Lee Falk ve Phil Davis'ten Mandrake; Lee Falk ve Ray Moore'dan Kızılmaske ve diğerleri hep bu dergideydi. Kültür Bakanlığı bu çizgi romanları İtalya'da yasakladığında, sayısız Fellini efsanelerinden birine göre Federico yetenekli Toppi tarafından çizilen Flash Gordon'un yerli versiyonu için senaryo yazıyordu.

Etiketler: ,

Cuma, Temmuz 03, 2009

Moebius'tan Venedik

Etiketler:

Perşembe, Temmuz 02, 2009

70'li Yıllardan

Steranko, Silver Age döneminin tartışmasız yıldızlarından biriydi. Shield kapağını özellikle seçtim. Altmışlı yıllarda Soğuk Savaş casusluk hikayeleri pek popüler olmuştu. James Bond'un başarısının bunda büyük payı vardı. Kapak, doğrudan o imgeyi çağrıştırıyor. Silahlar, küçük aksiyon imgeleri ve siyah beyaz geometrik desenler...Hipnotize edici! Sovyetler beyin yıkıyor ! Nick Fury, bacaklar bir parça Amerikan süper kahramanlarını andıran biçimde fazla ayrık da olsa türün klişeleriyle hemhal olmuş bir tiplemeydi. Sayının son sayfalarında Amerika'yı kurtaracak ! Hep tehlike hep tehlike....

Etiketler:

Çarşamba, Temmuz 01, 2009

Robert McGinnis

Robert McGinnis benim çok sevdiğim büyük bir usta. Çocuk yaşlarda babamın bir plağının üstünde sonradan onun çizdiğini öğrendiğim bir resmine aşık olmuştum. Böyle bir şey çizen mutlaka dehaydı. Çok değil on beş yıl öncesine kadar o film afişlerini, o çok beğendiğim ilüstrasyonları kimin çizdiğini bir türlü öğrenemiyordum. McGinnis'i adını bilmeden yıllarca çok sevdim. Aslında hepimiz onun çizdiği James Bond afişlerine aşinayız. Bond imgesinin geçtiği her yerde onun çalışmaları kullanılır. Matt Helm, Barberalla gibi popüler karakterlere de afiş ve ilüstrasyon yapmıştır. Ne yazık ki çok yaşlandı ve internet alemiyle pek bir ilgisi yok. Bir dönem web sayfası açmıştı, handiyse hiç işlemedi. Aşağıda çalışmalarından örnekler veren bir link göreceksiniz. İnceleyin, siz de seveceksiniz. Artık bu tür renk kullanımı ve sayfa tasarımı yapılmıyor, en azından yetmişli yılların sonundan itibaren yapılmıyor. Robert McGinnis, yüz yıllık Amerikan ilüstrasyon geleneğinin damıtılmış harika bir örneğidir.
link

Etiketler:

Pazar, Haziran 28, 2009

Manzara

Yeni keşfettiğim bir çizer Gipi. Resmin üzerine tıklayıp büyütün. Çocuk kitapları resimliyor, çizgi romanlar yapıyor, çizgisini çok farklı biçimlerde kullanıyor.
link

Etiketler:

Nick Fury-Agent of Shield

Güzel bir Strenko sayfası. Pikaptaki müzik, gül, tütün dumanı, zoom yapılmış kareler. Altmışlı yılların kare devamlılığını gösteren başarılı bir sayfa. Tipik bir James Bond dinginliği diyebiliriz...Az sonra aksiyon yeniden başlayacak. Nick başka bir eyleme dalacak (!). Telefon sesini ya da pikaptaki şarkıyı imlemeden-kör gözüne parmak yazıya dökülmeden başarıyla kotarılmış.

Etiketler: ,